İki Kelime Bir Roman

Beni Bana Sor   Twitter   

"İstanbul'dan, kuşlardan ve devletten önce uyanmıştım. Eski bir duvar yazısını sevmekten geliyordum."

pasteldunya:

“Bu çocukluğun var ya, hiç yitirme onu, bazıları yitirmezler. Sen öyle bir çocuğa benziyorsun.”

— Tomris Uyar- Temmuz’dan (via kucuk-seylerin-tanrisi)

(Source: aycatms, via aglayankadin)

— 2 weeks ago with 43 notes
http://aglayankadin.tumblr.com/post/85012003081/uc-metre-kare-bir-yerdesin-annenin-haberi-yok →

aglayankadin:

Üç metre kare bir yerdesin. Annenin haberi yok. İki kuru ve küskün dudağının arasından üflediğin duman sırnaşık bir kedi gibi sürtünüyor üstüne başına. Boynu bükük lambanın portakal rengi ışıkları yüzüne vuruyor. Görkemli elmacık kemiklerinin gölgeleri her yere dağılıyor ve o karanlığın içine…

— 3 weeks ago with 5 notes

ayzenistayn:

Kopartma ne olur, salıncağımın iplerini.

— 3 weeks ago with 48 notes

zimanqrej:

"Ne mektup geliyor ne haber senden 
 Söyle de bileyim bıktın mı benden”

— 3 weeks ago with 14 notes
biratesbocegi:

Sanırım kim olduğumu merak edip duruyorsun, ama sürekli bir adı olmayanlardanım. Adım sana bağlı. Aklından ne geçerse bana öyle seslen. Çok eskiden olmuş bir şey düşünüyorsan; diyelim biri sana bir soru sordu, sen de yanıtını bilmiyordun. Benim adım bu.Belki de bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyor. Benim adım bu.Ya da biri senden bir şey yapmanı istedi. İstedğini yaptın. Gelgelelim yaptığının yanlış bir şey olduğunu söylediler-“bağışla bir yanlışlık oldu,”- ve başka bir şey yapmak zorunda kaldın.Benim adım bu.Belki de çocukken oynadığın bir oyun ya da yaşlanıp pencerenin yanındaki sandalyende otururken durup dururken anımsadığın bir şey. Benim adım bu.Ya da bir yerlere yürüdün her yan çiçek doluydu. Benim adım bu.Belki de bir ırmağa bakakaldın. Yanında seni seven biri vardı. Sana dokundu dokunacak. Daha dokunmadan bunu duyumsadın, anladın dokunacağını. Sonra dokunuverdi.Benim adım bu.Ya da çok uzaklardan birinin seslendiğini duydun. Sesi neredeyse bir yankıydı. Benim adım bu. Belki de yatağa uzanmış, neredeyse uykuya dalmak üzereydin; bir şeye güldün kendinle ilgili. Günü bitirmenin en iyi yolu.Benim adım bu.Ya da iyi bir şey yiyordun, bir an ne yediğini unuttun, yine de iyi bir şey olduğunun bilincinde yemeyi sürdürdün. Benim adım bu.Belki de gece yarısı olmak üzereyken sobanın içindeki ateş bir çan gibi çaldı. Benim adım bu.Ya da o kız sana gelip öyle dediğinde kendini iyi hissetmedin. Bir başkasına da söyleyebilirdi: onun sorunlarını daha iyi bilen birine.Benim adım bu.Belki de alabalıklar gölcükte yüzüyordu ama ırmak yalnızca sekiz santim enindeydi ve ay üzerinde parlıyor, karpuz tarlaları ayışığında boyutları çarpılmış ışıldıyor, her yan karanlık ve sanki çevredeki tüm bitkilerden birden yükselmekte. Benim adım bu.Şu Margaret keşke yakamı bıraksa. 
-R. Brautigan

biratesbocegi:

Sanırım kim olduğumu merak edip duruyorsun, ama sürekli bir adı olmayanlardanım. Adım sana bağlı. Aklından ne geçerse bana öyle seslen. Çok eskiden olmuş bir şey düşünüyorsan; diyelim biri sana bir soru sordu, sen de yanıtını bilmiyordun. 
Benim adım bu.
Belki de bardaktan boşanır gibi yağmur yağıyor. 
Benim adım bu.
Ya da biri senden bir şey yapmanı istedi. İstedğini yaptın. Gelgelelim yaptığının yanlış bir şey olduğunu söylediler-“bağışla bir yanlışlık oldu,”- ve başka bir şey yapmak zorunda kaldın.
Benim adım bu.
Belki de çocukken oynadığın bir oyun ya da yaşlanıp pencerenin yanındaki sandalyende otururken durup dururken anımsadığın bir şey. 
Benim adım bu.
Ya da bir yerlere yürüdün her yan çiçek doluydu. 
Benim adım bu.
Belki de bir ırmağa bakakaldın. Yanında seni seven biri vardı. Sana dokundu dokunacak. Daha dokunmadan bunu duyumsadın, anladın dokunacağını. Sonra dokunuverdi.
Benim adım bu.
Ya da çok uzaklardan birinin seslendiğini duydun. Sesi neredeyse bir yankıydı. 
Benim adım bu. 
Belki de yatağa uzanmış, neredeyse uykuya dalmak üzereydin; bir şeye güldün kendinle ilgili. Günü bitirmenin en iyi yolu.
Benim adım bu.
Ya da iyi bir şey yiyordun, bir an ne yediğini unuttun, yine de iyi bir şey olduğunun bilincinde yemeyi sürdürdün. 
Benim adım bu.
Belki de gece yarısı olmak üzereyken sobanın içindeki ateş bir çan gibi çaldı. 
Benim adım bu.
Ya da o kız sana gelip öyle dediğinde kendini iyi hissetmedin. Bir başkasına da söyleyebilirdi: onun sorunlarını daha iyi bilen birine.
Benim adım bu.
Belki de alabalıklar gölcükte yüzüyordu ama ırmak yalnızca sekiz santim enindeydi ve ay üzerinde parlıyor, karpuz tarlaları ayışığında boyutları çarpılmış ışıldıyor, her yan karanlık ve sanki çevredeki tüm bitkilerden birden yükselmekte. 
Benim adım bu.
Şu Margaret keşke yakamı bıraksa. 

-R. Brautigan

— 3 weeks ago with 38 notes

ozgurlugemanus:

Hasret Gültekin - Etme Eyleme

Zaman yerinde sayarken, ben yine tükenmişim.

(Source: youtube.com)

— 3 weeks ago with 14 notes
ozgurlugemanus:

 

Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, Ayağını bastın odama, Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi, Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde, Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,Gönlüm gibi zengin, Hürriyet gibi aydınlık oldu odam…

ozgurlugemanus:

 

Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, 
Ayağını bastın odama, 
Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi, 
Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde, 
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
Gönlüm gibi zengin, 
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam…

— 3 weeks ago with 159 notes
kalpherzamansoldanatar:

"Giderim buralardan..giderim bir gece vakti.."

kalpherzamansoldanatar:

"Giderim buralardan..giderim bir gece vakti.."

— 3 weeks ago with 30 notes
kalpherzamansoldanatar:

Kıran vurdu memleketiZalimler hakan olmuşturYedikleri yoksul etiİçtikleri kan olmuşturKula kulluk etmeyeninVicdanını satmayanınHaram lokma yutmayanınMekânı zindan olmuşturYalan dolan yazıp çizenKudretliye övgü düzenDün dinsizim diye gezenBugün Müslüman olmuşturEmeksiz zengin olanınKitapsız bilgin olanınSermayesi din olanınRehberi şeytan olmuşturHaramisi, soyguncusuUğursuzu, vurguncusuCellat ruhlusu, soysuzuBakan, sadrazam olmuşturKorkan varsa konuşmayaAnlam yükleyip susmayaGerek kalmadı korkmayaÇünkü korkulan olmuşturSesime kulak ver gülümTutsaklığa yeğdir ölümNerde varsa böyle zulümÇaresi isyan olmuştur.Yunus Gibi / Ataol Behramoğlu

kalpherzamansoldanatar:

Kıran vurdu memleketi
Zalimler hakan olmuştur
Yedikleri yoksul eti
İçtikleri kan olmuştur
Kula kulluk etmeyenin
Vicdanını satmayanın
Haram lokma yutmayanın
Mekânı zindan olmuştur
Yalan dolan yazıp çizen
Kudretliye övgü düzen
Dün dinsizim diye gezen
Bugün Müslüman olmuştur
Emeksiz zengin olanın
Kitapsız bilgin olanın
Sermayesi din olanın
Rehberi şeytan olmuştur
Haramisi, soyguncusu
Uğursuzu, vurguncusu
Cellat ruhlusu, soysuzu
Bakan, sadrazam olmuştur
Korkan varsa konuşmaya
Anlam yükleyip susmaya
Gerek kalmadı korkmaya
Çünkü korkulan olmuştur
Sesime kulak ver gülüm
Tutsaklığa yeğdir ölüm
Nerde varsa böyle zulüm
Çaresi isyan olmuştur.

Yunus Gibi / Ataol Behramoğlu

— 3 weeks ago with 9 notes
kalpherzamansoldanatar:

Çok yakında bir günÇok yakında bir günAğır uykulardan uyanacaklarZor kapıları açacaklarYere sağlam basacaklar.Sevgiden sırılsıklamYangınlanacak aşklarÇok yakında bir günÇok yakında bir günİnsanlar insan gibi yaşayacaklar.En dar en karanlık sokaklarÇok yakında bir gün Çok yakında bir günBayramlaşıp ışıyacaklarHürriyet giyecek aydınlık ayaklar.Cahit Irgat / İnsan Gibi

kalpherzamansoldanatar:

Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
Ağır uykulardan uyanacaklar
Zor kapıları açacaklar
Yere sağlam basacaklar.

Sevgiden sırılsıklam
Yangınlanacak aşklar
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
İnsanlar insan gibi yaşayacaklar.

En dar en karanlık sokaklar
Çok yakında bir gün 
Çok yakında bir gün
Bayramlaşıp ışıyacaklar
Hürriyet giyecek aydınlık ayaklar.

Cahit Irgat / İnsan Gibi

— 3 weeks ago with 9 notes
kalpherzamansoldanatar:

Kız ÇocuğuKapıları çalan benim kapıları birer birer. Gözünüze görünemem göze görünmez ölüler.Hiroşima’da öleli oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar.Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu.Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk.Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.Nâzım Hikmet
http://www.youtube.com/watch?v=q8WM4JHq2zM

kalpherzamansoldanatar:

Kız Çocuğu

Kapıları çalan benim 
kapıları birer birer. 
Gözünüze görünemem 
göze görünmez ölüler.

Hiroşima’da öleli 
oluyor bir on yıl kadar. 
Yedi yaşında bir kızım, 
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce, 
gözlerim yandı kavruldu. 
Bir avuç kül oluverdim, 
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için 
hiçbir şey istediğim yok. 
Şeker bile yiyemez ki 
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı, 
teyze, amca, bir imza ver. 
Çocuklar öldürülmesin 
şeker de yiyebilsinler.

Nâzım Hikmet

http://www.youtube.com/watch?v=q8WM4JHq2zM

— 3 weeks ago with 36 notes
kalpherzamansoldanatar:

Yeter beklediğimiz, yeter ! Sermaye boyunduruğunainsafsız açlığa kepaze ve sefih savaş soygununa, haydutça müdahaleye karnımız tok! Bırakın, nasılsa yazacak bunları tarih rezaletlerTarih Ninenin çillerinden bile çok ! V. Mayakovski

kalpherzamansoldanatar:

Yeter beklediğimiz, yeter ! 
Sermaye boyunduruğuna
insafsız açlığa 
kepaze ve sefih 
savaş soygununa, 
haydutça müdahaleye 
karnımız tok! 
Bırakın, 
nasılsa yazacak 
bunları tarih 
rezaletler
Tarih Ninenin 
çillerinden 
bile çok ! 

V. Mayakovski

— 3 weeks ago with 12 notes
kalpherzamansoldanatar:

Uslanma hiç hep deli kal Büyüme sakın çocuk kal Es deli deli böyle kal Son harmanında sevdanın Tüken toz toz savrula kal Suçüstü bulmalı ölüm Ölürken de sevdalı kal .Aziz Nesin

kalpherzamansoldanatar:

Uslanma hiç hep deli kal 
Büyüme sakın çocuk kal 
Es deli deli böyle kal 
Son harmanında sevdanın 
Tüken toz toz savrula kal 
Suçüstü bulmalı ölüm 
Ölürken de sevdalı kal .

Aziz Nesin

— 3 weeks ago with 18 notes

kalpherzamansoldanatar:

Hangi dağ efkârlıysa ordayız,
Perişan edilen her şey bizimdir.

Ahmet Telli

— 3 weeks ago with 37 notes
kalpherzamansoldanatar:

rüzgarlı bir güvertededeniz suyuylatel fırçayla yıkanmışbranda bezinden gömlek gibisırtımda keder.Nazım Hikmet 

kalpherzamansoldanatar:

rüzgarlı bir güvertede
deniz suyuyla
tel fırçayla yıkanmış
branda bezinden gömlek gibi
sırtımda keder.

Nazım Hikmet 

— 3 weeks ago with 20 notes